Rekabetçi ve Sürdürülebilir AB Biyoekonomisi için Stratejik Çerçeve
(A Strategic Framework for a Competitive and Sustainable EU Bioeconomy)
Avrupa Komisyonu 27 Kasım 2025 tarihinde temiz, rekabetçi ve dayanıklı bir Avrupa ekonomisi inşa etmek üzere ileriye dönük bir yol haritası çizdiği “Rekabetçi ve Sürdürülebilir Avrupa Birliği (AB) Biyoekonomisi için Stratejik Çerçeve”sini yayımladı.
Stratejik çerçevede Avrupa Komisyonu, biyoekonomiyi AB’nin yeşil dönüşümünde, rekabet gücünde ve stratejik özerkliğinde kilit bir unsur olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda, biyoekonomi; tarım, ormancılık, balıkçılık, biyoteknoloji ve biyomalzeme temelli sanayilerde biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımını kapsıyor ve fosil temelli ürünlerin yerini alarak iklim hedeflerine katkı sağlıyor. AB’de 2023 itibarıyla 2,7 Trilyon Euroya kadar ekonomik büyüklüğe ulaşan sektör, istihdam ve katma değer açısından güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen, yatırım eksiklikleri ve düzenleyici engeller nedeniyle bu potansiyelin tamamının henüz hayata geçirilemediğine dikkat çekiliyor.
Stratejinin en öncelikli hedeflerinden biri olarak, ekonomik dayanıklılık ve küresel liderliği sağlamak amacıyla Avrupa'nın fosil kaynaklara olan ithalat bağımlılığını azaltmak ve kritik hammaddelere alternatifler yaratarak ekonomik dayanıklılığı artırmak olduğu belirtiliyor.
Önceki biyoekonomi yaklaşımlarından farklı olarak bu yeni çerçevenin odağı endüstriyel uygulama ve pazar ölçeklendirmesi olarak öne çıkıyor ve araştırmaların sadece laboratuvarlarda kalmaması, somut ticari uygulamalara dönüşmesi ve KOBİ'lerin büyümesinin desteklenmesi için düzenleyici çerçevenin basitleştirilmesinin, onay süreçlerinin hızlandırılmasının ve özel sermayeyi çekmek için bir "Biyoekonomi Yatırım Grubu" kurulmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
Strateji, biyoekonominin ölçeklenmesi için dört temel öncelik ortaya koyuyor:
Bu kapsamda düzenleyici süreçlerin sadeleştirilmesi, biyoteknoloji ve biyoimalat yatırımlarının desteklenmesi, kamu alımları ve gönüllü sanayi ittifaklarıyla talep yaratılması hedefleniyor. Özellikle biyoplastikler, tekstil, kimyasallar, inşaat malzemeleri ve biyobazlı gübreler öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Stratejik çerçevede, biyoekonominin uzun vadeli başarısının ekosistemlerin korunmasına ve döngüsel biyokütle kullanımına bağlı olduğunun altı çiziliyor. Atık ve yan ürünlerin daha etkin kullanımıyla birincil biyokütle ihtiyacının azaltılması, tarım ve ormancılıkta sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması ve su-toprak dayanıklılığının artırılması hedefleniyor. AB, 2040 vizyonunda ise biyoteknolojinin itici gücüyle biyo-bazlı ürünlerin yaygınlaştığı, kırsal ve kıyı bölgelerde yeni gelir kaynakları yaratan, küresel ölçekte rekabetçi ve doğa-pozitif bir biyoekonomi öngörüyor. Ayrıca, stratejinin toplumsal tabana yayılması amacıyla karbon yutaklarını koruyan ve sürdürülebilir biyokütle kullanımı sağlayan üreticilerin ödüllendirilmesinin hedeflendiği belirtiliyor.